TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ + TÜRK SAVUNMA BAKANLIĞI PENTAGONUN ÜZERİNDE OLMALIDIR

 

  Binlerce yılık Türk Tarihini, maddi ve manevi eserlerini, göç
yollarını, teşkilatlanmalarını, insanlığa yapmış olduğu katkılarını,
zaaflarını, toplumsal psikolojilerini incelemeye çalışan meraklı
birisiyim. M.Ö. 209 da Motun tarafından kurulduğunu kabul ettiğimiz
Türk ordusunun tarihini M.Ö. 3000-1000 yılları arasında varlıklarını
sürdüren Ti-lere ( Türklerin atası) kadar indirmek mümkün. Eski
Türklerde eli silah tutan herkes ordunun doğal bir parçası. Yani
binlerce yıllık kökleri olan Türk ordusuna genetik anlamda
bağlılığımız, vefa borcumuz, sevgimiz var. Bu tarihsel gerçeklerden
sonra ileriye yönelik beklentilerimizde var.Bu beklentileri miz
Pentagon un üstünde bir Türk Savunma Bakanlığı +Türk Silahlı Kuvvetleri
olmasıdır. Türk milletine güvenen ve onun bir parçası olduğunu asla
unutmayan, bu kadirşinas milletin bir ferdinin dahi burnunun kanamasına
izin vermeyen, darbelere geçit vermeyen, Dünyada yaşayan bütün Türklere
kol kanat geren yeryüzünün en güçlü ordusu.
   Bu İdealler
sanıldığının aksine bizi savaş makinesi olmaya değil sorumlu olmaya,
güçlü ekonomiye, ileri teknoloji üretmeye, dünyaya adalet dağıtmaya
sevk eder diye düşünüyorum. Fikirlerin ve tasarıların gerçekleşmesi
için çıtayı devamlı yükseltmemiz ve çok ciddi çalışmalar yapmamız
gerekir. Ortak fikir birliktelikleri oluşturmak lazım. Bunu
oluşturmanın önemli bir yöntemi, önünüze gelen bir yorum size anlamsız
gelse de duygudaşlık (empati ) yapmanızdan geçer. Dünyada, sanayi
devlerinin bir ürününe saçma bir şikayet olduğu zaman, yapılan ilk iş
yakınma sahibine ağzının payını vermek değil, konuyu ciddiye almak ve
ar-ge sini yapmak olmaktadır. Otomobil ve bilgisayar sektöründe bu
geriye dönüşler verimli bir ilerleme sağlamıştır. Biz de herhangi bir
konuda bu yaklaşım yok denecek kadar az. Bunun içindir ki muhtelif
görüşler hakkında derinlemesine sondaj yapamıyoruz. Mesela TSK hakkında
yapılan yapıcı eleştirilere duygusal davranarak hemen karşı çıkmak en
iyi niyetle olduğunuz yere çakılmak demektir. Hele boş boş övünmek ile
bu ideallere hiç ulaşılamaz. Ulaştığımız seviyeyi hep yetersiz görmek,
her zaman daha mükemmeline ulaşmak gayretlerini ilerlemek için çok
önemli bir isteklendirme( motivasyon ) olarak görmekteyim.
Elbette Türkiye de başarılı işler yapılmaktadır ama bunlar devede kulak
bile değildir. 50 yıl öncesinden bu yana yapmamız gerekenleri şimdi
yapmaya çalışıyoruz üzülelim mi sevinelim mi yorumunu size bırakıyorum.
Elimizde ki bor madenleri ile hava atmamızın hiçbir anlamı var mı?
Önemli olan bordan hidrojen enerjisini elde etmek, onu depolamak ve
hidrojen enerjisini kullanan makineleri ve donanımlarını
üretebilmektir. Nükleer de hiçbir varlığımız var mı? Örneğin Kore’nin
binlerce yetişmiş nükleer mühendisi var. Bizim sistemimizde yetişen
elektronik mühendislerinin çoğu kart üzerine basit devre bile
tasarlayamazken haritada yerini bile bulamayacağınız doğuasya ülkeleri
kilo hesabı entegre devre satmaktadırlar. Ya nanoteknolojide neredeyiz?
Birkaç üniversite ve hocasının fedakarca çalışmalarındayız. Bunların
hepsinin üzerinde enerji konusunda neredeyiz, var mı bir enerji
politikamız. Niye 47 yıldır, bu devletin Bilim ve Teknoloji Kurumu
TÜBİTAK savunma sanayine mihmandar olmadı. ( lütfen son yıllarda
yapılanları övünç kaynağı yapmayalım, adamların yarım asır önce
ulaştıkları yere biz yeni geliyoruz. )
  
Detaylara girmeden, hepinizde malumu olduğu bu konularda dikkatinizi
çekmeye çalışıyor ve kendi yorumlarımı sizlerle paylaşıyorum. Ne yazık
ki biz hiçbir yerdeyiz. Türkiye de yapılan başarılı işler bir avuç
insanın alınteridir. Böyle kalkınma olmaz. Bu ülkede yaşayan her
yetişkin bireyin ülkenin kalkınması adına üretimde bulunması
gerekmektedir. Devlet teknolojik bir seferberlik ilan etmelidir. Bu
beklentilerin çözüm yeri olan siyasi parti yöneticilerinin vicdanlarına
sesleniyorum, artık kisişel oyunlarınızdan, aranızdaki laf
kavgalarınızdan, anlamsız hedeflerinizden vazgeçmelisiniz. Lütfen
birbirinize üstün gelmek adına yaptığınız kör dövüşünden uyanarak bu
milletin bekasını tehlikeye atmayınız. Takım oyununa geçmek için daha
neyi bekliyoruz, neyi bekliyorsunuz. Saygılarımla. 4-Ocak-2010.Kayseri

Oguz Solak-Makine Mühendisi-A.Ü.iktisat Fak. Uluslararası ilişkiler Böl. Öğrencisi

Not: Bu yazı Dünyanın her tarafında Türk olarak yaşamaktan onur duyan, yaklaşık 900 kurum ve kişiye ulaştırılmıştır.

Reklamlar
Standart

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ + TÜRK SAVUNMA BAKANLIĞI PENTAGONUN ÜZERİNDE OLMALIDIR” üzerine bir yorum

  1. yigit dedi ki:

    4.sınıf iktisat öğrencisi aynı zamanda yoğun bir şekilde politika ,siyaset ve uluslararası ilişkiler üzerine okuyan bir bireyim.Yazdığınız yazının satır aralarında o kadar çok şey anlatmak istediğinizi farkettim ki sanki daha çok söylemek istedikleriniz var gibi kaleminize sağlık .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s